Acemi Ama Mutlu Bir Anne

Fotoğrafım

Annelik her daim Acemilik :) Bir günü bir gününe tutmayan, neşeli, hüzünlü, iyi, kötü, ağlamaklı, kahkahalı... ama hep heyecanlı, bol bilinmezli vazgeçilmez bir macera bizimkisi :)

28 Haziran 2014 Cumartesi

Uyku Eğitimi

Aşağıdaki yazıyı yazalı 2 ay oldu ancak nazar değer korkusuyla bir türlü yayınla butonunu tıklayamadım. Nasip bugüneymiş :)

Arya doğmadan önce bilmiş bilmiş konuşmuştum: "Ayakta sallamak mı? Kucağa alıştırmak mı? ASLA!" Tabi büyük konuşmamak gerektiğini öğretti Arya Hanım bize. İlk günlerde yatağında müzik ve dönence eşliğinde kendiliğinden uyuyordu bıdık ama büyüdükçe durum değişti. Bir noktada sürekli ağlamasına dayanamadığım için ayakta sallamaya başladım. Bir kere başlayınca da geri dönüşü olmadı maalesef. Zaman geçtikçe Arya ya ayakta sallanarak ya da göğsümüzde pışpışlanarak uyumaya alıştı.

Uzun süredir Arya'ya yeniden kendi kendine uyuma becerisi kazandırmak istiyordum ama bir yandan da sürekli daha erken diye geçiştirdim. Sonunda geçen hafta uyku eğitimine başlamaya karar verdim. Arya doğduğundan beri nerde, nasıl uykuya dalarsa dalsın, derin uykuya geçince kendi yatağına yatırdık hep. 6 aylık olunca da yatağını kendi odasına taşıdık. Yani uyku eğitiminin ilk adımları olan kendi yatağında, kendi odasında uyuma aşamalarını geçmiştik zaten. Hedefimiz yatağında kendi kendine uyumasıydı.

Uyku eğitiminin ilk gecesinde 20.30 gibi ufak bir gezintiye çıktık. Eve gelince Arya'nın altını değiştirdim, doyurdum ve yatağına yatırdım. Ben de yatağın yanında sandalyeye oturdum. Tabi ki beklediğim gibi Arya ağlamaya başladı. Önce sandalyemi iyice yatağının yanına çekip Arya'yı yatağında sakinleştirmeye çalıştım ama işe yaramayınca kucağıma aldım. Ninni söyledim, Kırmızı Başlıklı Kız masalını anlattım, tekrar ninni söyledim ve 20 dk sonra Arya kucağımda uyudu. Başlangıç için fena bir durum sayılmaz diyerek kendi kendimi motive ettim.

İkinci gece saat 20.00'de Arya'yi yıkadım, pijamasını giydirdim. 21.00 civarı mamasını içti, 21.30'da yatağına yatırdım. Ben de hemen yanında sandalyeye oturdum. Arya hopladı, zıpladı, ağladı, ayaklarıyla yatağı tepti, kahkaha attı, çığlık attı... 45 dk boyunca durduğu yerde durmadı. İlk başlarda müdahale edip Arya'yı yatırmayı denedim ama o zaman daha da çok şımardı. Sonunda göz temasını kestim ve ne yaparsa yapsın alamadığı takdirde dönüp bakmadım, tepki vermedim. Yaklaşık bir saat sonunda Arya yorgunluktan kendini yatağa bırakıp uykuya teslim oldu :) Sabaha karşı 4 civarı ağlayarak uyandı. Kucağıma alıp sakinleştirdim, mama içirdim ve yatağına geri koydum. Biraz mızmızlandı, sağa sola döndü ama 5-10 dk içinde tekrar uyudu.

Üçüncü gecemizde Arya yatağında 20 dk'da uyudu ama diş çıkardığı için çok huzursuzdu. 15-20 dk sonra ağlayarak uyandı. Kucağımda sakinleştirirken tekrar uykuya daldı. Ama sabaha karşı yine ağlayarak uyandı, yine kucağımda uyudu. Dördüncü gece ise her şey bozuldu. Babaanneyle dedeyi ziyarete gittik. Tabi Arya orda şımardı :) Ayakta sallandı, kucakta uyudu. Beşinci gece maalesef en başa döndük :( Arya 1 saat boyunca yatağında hoplayıp zıpladı, bağırdı, ağladı. Sonunda ağlama krizine girdi. Ne yapsam sakinleşmedi sonunda kucağıma aldım ve o anda uykuya daldı.

5. gece Arya'yı 8 gibi yıkadım. 21.30'a kadar iyice yorulup tüm enerjisini atmasını sağladım. Yani birlikte epeyce oynadık, yuvarlandık :)) 21.30'da mamasını içirdim, bezini değiştirdim, yatağına bıraktım. Ağlamadı ama biraz mızmızlandı, yattı kalktı. Sonunda sırtını pışpışladım ve 21.55'de uyudu :)

6. ve 7. gece yine aynı saatlerde bezini değiştirip doyurdum Arya'yı ve iyi geceler diyerek odadan çıktım. Arya küçük bir isyan çığlığı ve kısa bir ağlama denemesinden sonra 5dk içinde yatağında uykuya daldı :)

Uyku eğitimiyle ilgili kararsız kaldığım konulardan biri gündüz uykusuydu. Gündüz yine kucakta/ayakta mı uyutmak gerekiyor yoksa yatağında mı uyuması gerekiyor emin olamamıştım ama bir öyle bir böyle yaparsam Arya alışmakta zorlanabilir, kafası karışır diye düşündüm. Gündüz uykusu geldiğini anlayınca Arya'yı yine yatağına yatırdım. Yaklaşık yarım saat zıpladı, oynadı. Sonunda yine yorulup uyuyakaldı :)

Uyku eğitimine başlarken kafamda bir sürü soru işareti vardı. Arya hazır mı, ben hazır mıyım?  Ya çok ağlarsa, vazgeçecek miyim, yoksa dayanabilir miyim? Nasıl bir yol izlemeliyim? Denemeden cevapları öğrenemeyeceğim bir sürü soru... Yine de içimden bir ses doğru zamanın geldiğini, Arya'nın hazır olduğunu, sabırlı davranırsam başaracağımızı söyledi :) İyi ki o sese kulak vermişim :)

Her bebek aynı değil, hepsinin huyu suyu farklı tabi ki. İşte tam bu yüzden doğru zamanın gelip gelmediğini anlamak için annelik güdülerinize güvenmek zorundasınız. Her zaman ilk denemede sonuca ulaşılacak diye bir kural yok. Önemli olan denemekten vazgeçmemek. Belki ilk denemede dayanamayabilirsiniz, ya da siz sabırlı olsanız da bebeğiniz hazır olmayabilir. Bence bu durumda inatlaşmak yerine ara verip bir süre sonra tekrar denemek en iyisi.

Not: Gündüz uykusunu gece uykusu için belirlediğiniz saatten 4-5 saat önce bitmesi gerekiyor. Arya gündüz uykusundan en geç 16.30-17.00 gibi uyanıyor. 21.00-21.30 gibi de gece uykusuna dalıyor.



5 Haziran 2014 Perşembe

Arya Yeni Yaşına Yürüyerek Girdi :) - 1 Yaş

Bugün Arya'nın doğum günü :)

Arya tüm gün prenses elbisesiyle etrafta dolandı. 1-2 haftadır yürüme denemeleri yapıyordu, dün seri olarak 4-5 adım atmaya başladı. Bugün de epey yürüdü. Bir de hoşuna gitti, yürüyor sonra oturup kendi kendini alkışlayıp gülüyor :))

İlk doğum günü olduğu için biraz özendik, Arya'yı prenses gibi giydirdik, evi balonlarla süsledik. Arya balonları çok sevdi, birini bırakıp biriyle oynadı. (Arya'nın elbisesi babaannesinin el emeği göz nuru :)


Arya etrafta dolaşıp neşe saçtı tüm gün :) Arya'yı yakalayıp ailecek fotoğraf çekildikten sonra Arya pastasını babasıyla birlikte üfledi sonra da beraber 1 dilim pastayı hüplettik :)) Arya'nın hediyelerini açmaya çalışması görülmeye değerdi :) Fotodaki zürafalar büyük halası ve eniştesinden, yandaki paket de Alper abisinden hediye, içinden resimli küpler çıktı. Dayısı da üstünde "Dayım Beni Çok Seviyor" yazan önlük almış :) Baabaannesi ve dedesi de ayakkabı aldılar doğum günü hediyesi olarak. Arya tüm hediyelerine bayıldı.


Pasta-hediye faslından sonra netten canlı yayına geçtik :) Arya önce dedesiyle sonra da büyük dayısı, yengesi ve Arda abisi ile konuştu :) Gerçi daha çok onlar Arya'yla konuştu, Arya da kendince seslerle karşılık verdi :))

Saat 21.30 itibariyle Arya'nın enerjisi bitti üzere ve mızmızlanmaya başladı. Mamasını içip yatağına yattı ama uyumamak için mızmızlandı. Misafirlerimiz gidene dek biraz daha oyalandı, sonra tekrar yatağına yatırdım. Sonunda yorgunluktan uyuyakaldı :) Umarım daha nice doğum günlerini bugünkü gibi ailecek kutlarız :)



3 Haziran 2014 Salı

Alkış ve Aferin ile Motive Yöntemi - 1 Yaş

Epeyce bir zaman oldu yazmayalı.

Arya her geçen gün büyüyor. 2 gün sonra 1. yaş günü :)

Arya'yla her gün yeni bir macera diyorum ya hep, işte o maceralar giderek büyüyor. 2 hafta önce Arya'yı halıda oynarken bırakıp kahvaltı sofrasını toplamak için eşimle birlikte mutfağa gittik, odaya geri döndüğümüzde Arya Hanım koltukta oturmuş - tam da köşeye yerleşmiş - televizyon izliyordu :) O kadar şaşırdım ki acaba babası mı oturttu koltuğa odadan çıkmadan diye düşündüm ama 1-2 dk sonra Arya kendi kendine indi koltuktan sonra tekrar tırmandı :) Önceleri biz koltukta otururken gelip tırmanmaya çalışıyor yapamayınca gözümüzün içine bakıp yardım istiyordu. Koltukta canı sıkılınca da kendi kendine inip halıda oynamaya devam ediyordu. İlk kez tırmandığı gün eşimle Arya'yı alkışlayıp bolca "Aferin" dedik, o anda Arya'nın sevinci görülmeye değerdi :)

Arya'nın doğumundan itibaren Arya yeni şeyler öğrendiğinde ya da söylediklerimizi anlayıp uyguladığında alkışlayıp aferin demeyi alışkanlık edindik. Böyle yapınca Arya da kendini alkışlayıp kahkahalar atıyor :) Arya fırsatını bulunca kumanda, mouse ya da telefonlarımızı almaya bayılıyor. Almadan önce de yandan yana bize bakıyor cimcime. Fark edersek "Arya, Hayır! Onlar oyuncak değil." diyerek uyarıyoruz. Biraz mızıklanıyor ama almıyor. Eğer biz görmeden aldıysa yanına gidip isteyince elini uzatıp veriyor :) Biz de onu aferinlerle ve alkışlarla motive ediyoruz.

Bugünlerde Arya'nin gündeminde tutunmadan yürüme eylemi var :) Koltuğun bir ucundan bir ucuna tutunarak yürüyor. Sonra bir süre tutunmadan ayakta duruyor; bazen bir süre sonra oturuyor bazen de 1-2 adım attıktan sonra oturuyor :) Ayaklandığı zaman hepimiz nefesimizi tutup heyecanla bekliyoruz yürüyecek mi diye :) 1-2 adım atıp oturunca da başlıyoruz yine alkışlamaya :)

Arya gittikçe daha bağımsız daha hareketli hâle geliyor. Sürekli bir yerlere tırmanmaya, yürümeye, dans etmeye çalışıyor. Daha çok enerji harcadığı için gıda ihtiyacı da artıyor. Şu ana kadar Arya'ya yedirdiklerimiz patates, havuç, bezelye, köfte, balık, ciğer, makarna, yoğurt, meyve. Sabahları ekmek, peynir, pekmez, reçel, yumurta ile dönüşümlü kahvaltı. Arya birçok gıdayı severek yiyor maşallah. Köfte ve yoğurt favorileri :)) Tabağındaki mamayı bitirince de yine alkışlıyoruz Arya'yı. O da kendini alkışlayıp gülücükler saçıyor :) Tabi arada Arya'nın sevmediği yiyecekler de oluyor. O zaman yemesi için hiç zorlamıyoruz. Ek gıdalarda denemelerimizde miktar konusunda çok ısrarcı davranmıyoruz. Kaşığı uzattığımda kafasını çeviriyorsa yedirmeyi bırakıyorum. Zaten 2-3 saatte bir yemek yediği için gerekli gıda ve enerjiyi aldığını düşünüyorum.

Ek gıdalar, yürüme denemeleri, yeni kelimeler derken Arya'yla zaman nasıl geçiyor hiç anlamıyoruz. Tüm gün Arya'yla boğuşunca akşamları benim pertim çıkmış oluyor, blogu yazacak enerjiyi bulamıyorum. Fırsat buldukça yazmaya çalışıyorum. İlerisi için Arya'ya hatıra kalsın istiyorum :)

...

Arya'yla maceramız devam ediyor :) Yeni gelişmelerle yine buralarda olacağız :))