Acemi Ama Mutlu Bir Anne

Fotoğrafım

Annelik her daim Acemilik :) Bir günü bir gününe tutmayan, neşeli, hüzünlü, iyi, kötü, ağlamaklı, kahkahalı... ama hep heyecanlı, bol bilinmezli vazgeçilmez bir macera bizimkisi :)

25 Temmuz 2013 Perşembe

Kuzucuğumun Doğum Anı


9 ay geçiyor da doğum için belirlenen tarih yaklaştıkça günler, saatler geçmek bilmiyor. Hesaplamalara göre Arya'nın 31 Mayıs'ta doğmasını bekliyorduk ama küçük cimcime bizi 5 gün daha bekletti :) Hamileyken formasyon aldığım için hamileliğin son dönemlerinde finallere nasıl gideceğim sorusu gündeme geldi. Final tarihleri 3-7 Haziran. Arya 31 Mayıs'ta doğmayınca ben karnım burnumda 3 finale girdim. Günler geçtikçe Arya'nın doğmaması aramızda espri konusuna dönüştü ve Evrim (eşim), "Sen çocuğu çıkarıp direk okula göndereceksin bu gidişle" diye dalga geçmeye başladı.

Çooook yakın arkadaşım Şehnaz, yakın bir zamanda hamile olan bir iş arkadaşının komedi filmi izlerken çok güldüğünü ve daha sonra doğum yaptığını anlatmıştı. Biz de ailece bunun şakasını yapıyorduk. 4 Haziran'da Bodrum'dan 1-2 günlüğüne İstanbul'a gelen dayımız bizi ziyarete geldi. Eşim esprili mizacını büyük ölçüde dayısından almış; o gece ikisi bir araya gelince espriler havada uçuştu ve hepimiz delicesine güldük. Hatta gecenin kapanışını babam "Bu kız bu kadar gülmeyle bu gece de doğurmazsa daha da doğurmaz" diyerek yaptı.

Gülmekten mi yoksa zamanın gelmesinden mi bilmiyorum ama sabaha karşı doğum sancılarım başladı :) Sancıların sıklığı arttıkça heyecanımız da arttı. Hastaneye vardığımızda sancılar gerçekten dayanılmaz bir hâl almaya başladı ama doğum için beklememiz gerektiğini söyledi doktorum. Daha önceden Epidural ile normal doğum seçeneği hakkında bilgi vermişti doktorum. Sancıların acısı artınca Epidural anestezi yapılmasını istedim. İyi ki de istemişim. Epidural anestezi ile normal doğum gerçekten çooook kolay. Sancılar yine hissediliyor ama en fazla gaz sancısı gibi.

Doğum için beklerken bana bakan 2 tane dünya tatlısı ebe vardı yanımda. Benimle sürekli ilgilenip güler yüz gösterdiler. Doğumdan önce Evrim yanıma geldi ve biz konuşurken doğum başladı. Ebeler beni hemen doğumhaneye aldılar ve sadece 10 dk sonra Arya kollarımızdaydı. İşte o andan itibaren tüm dünya değişti :)



Arya'yla zaman o kadar hızlı akıyor ki... Arya şu anda 50 günlük. Artık gülümsemeye başladı. Sabahları gülücüklerle uyanıyoruz. Dün ilk kez elbise giydirdim Arya'ya :)

Artık oyunlar öğrenmeye başlıyor. Yanaklarına, çenesine, burnuna dokunulması hoşuna gidiyor. Sürekli onunla konuşulsun, ilgilenilsin istiyor :) o kadar tatlı ki o istemese bile gözümüzü ondan alamıyoruz zaten :)

Aşkın bu yeni hâli o kadar tatlı ki insanı içmeden sarhoş edebiliyor. Allah isteyen ve kıymetini bilecek herkese nasip etsin inşallah :)

18 Temmuz 2013 Perşembe

Ağlatan Göğüs Ucu Yaraları ve Çaresi

Aslında bu konuya gelene kadar yazmak istediğim bir sürü şey var ama bu konuda sorun yaşayan anneleri düşününce diğer konular geri plana atılabilir sanırım.

Doğumdan sonra yapılması gereken ilk şey bebeğinizi emzirmek. İlk süt bebek için çok faydalı ve dolayısıyla çok önemli. İlk başta sütünüzün gelmemesi ya da az olması sizi üzmesin. Zamanla her şey rayına oturacaktır. Bol bol sıvı tüketin, stres yapmayın ve her fırsatta sırt üstü uzanarak göğüslerinizi dinlendirin. Mümkünse her gün ılık-sıcak duş alın.

Allah'a şükür ben süt konusunda bir sıkıntı yaşamadım ama başka bir problemle karşılaşmam çok uzun sürmedi: acıdan ağlatan göğüs ucu yaraları. Biliyorum ne olursa olsun bebek daha önemli ve her anne bebeğinin sağlıklı beslenmesi için bu acıya katlanabilir. Ama sorun acıyla bitmiyor. Göğüs uçları bir süre sonra yara olup kabuk bağlayabiliyor. Her emzirmeden önce ve sonra sürülmesi gereken kremler mevcut ama onlar bile göğüslerdeki yangın -yanma demek yetersiz- hissini geçirmeyebiliyor.

Yaralar ilk oluştuğunda çözüm bulmak, acıyı azaltmak için bebeği olan ve emziren diğer annelere danıştım, internete baktım, aklıma gelen her çareye başvurdum. Ama çoğu işe yaramadı ta ki Philips Avent Göğüs Koruyucu'sunu keşfedene kadar. İşe yarayıp yaramayacağından emin değildim ama şansımı denemeye karar verip e-bebek sitesinden sipariş verdim. İcat edenin tuttuğu altın olsun dersem ne kadar işe yaradığı anlaşılır sanırım :)

Yapay göğüs uçlarını kullanmaya başladıktan sonra emzirmek acı veren bir deneyim olmaktan çıkıp Arya'yla en sevdiğimiz zamanlar olmaya başladı. Arya minik elleriyle parmaklarımı kavrayıp karnını doyururken onu izlemek o kadar huzur ve mutluluk veriyor ki anlatacak söz yok gibi :)

Göğüs koruyucuları kullanırken acı yok oluyor ve ama yine de doktora danışmadan kullanmamak gerekli. Ürünün kullanımının birkaç dezavantajı da var tabii. Yapay göğüs uçlarının ilk kullanımdan önce ve her kullanımdan sonra kaynatılarak steril hâle getirilmesi gerekiyor. Bir de koruyucu ile göğüs ucu arasında az da olsa boşluk kaldığı için bebek sütle birlikte bir miktarda hava emiyor. Bunun sonucunda bebek emzirme sonrası daha fazla gaz çıkarıyor. Her ürün de olduğu gibi bu ürünü kullanıp kullanmamak için de artıları ve eksileri göz önünde tutarak karar vermek gerekiyor.

* Farklı markaların da benzer ürünleri var. Avent'in küçük ve normal olmak üzere 2 farklı boyutu var. Diğer markalar hakkında bilgiye de sitelerinden ulaşılabiliyor.
   Nuk
   Chicco




17 Temmuz 2013 Çarşamba

Mucizenin Başlangıcı - Hastane ve Doktor Seçimi

9 ay 15 gün beklediğimiz bebeğimizin adı Arya.

Arya'yla her gün yeni bir macera. Bu maceralarda çözülmesi gereken bilmeceler hiç bitmiyor. Aile büyüklerimiz iyi birer kaynak ve gönüllü yardımcılarımız olsa da ara sıra cevabı bilinmeyen sorunlarla da karşılaşabiliyoruz. Böyle durumlarda ya internete ya da doktorlara başvuruyoruz. Bu blogu da bu yüzden açmaya karar verdim; bizim gibi yeni bir maceraya atılan ebeveynlerin ortak bilmecelerine ipucu sağlamak için :)

Arya'yla olan maceramız başlayana dek yani gerçekten hamile olduğumu öğrendiğimiz ana kadar kim bilir kaç kez hevesle "Acaba mı?" demiştim. Gerçi istediğimiz ve hevesle beklediğimiz bebeğimize kavuşmamız çok da uzun sürmedi :)

Evde yaptığım gebelik testlerinin sonucunu beklemek hep çok heyecanlıydı ama asıl büyük heyecan testteki 2 çizgiyi gördüğüm an başladı. İlk fırsatta doktora gidip sonucu teyit ettim. Bundan sonra yapılacak ilk iş nerede doğum yapacağıma karar vermek ve güvenebileceğim bir kadın doğum uzmanı bulmaktı. Ben bu konuda şanslıydım çünkü eşimin ailesinin bir komşusu kadın doğum uzmanıydı ve zaten önceden onunla tanışmıştım. 

Kadın Doğum Uzmanı Tülay Abla (Tülay Egeli), Avcılar Hospital'da çalışıyor. Hastane bizim evimize uzak ama eşimin iş yerine ve ailemizin evine yakın. Doğum öncesi ailemizin yanında kalacağımız için bizim için uygundu. Bu konu gerçekten önemli. 

Hamilelik boyunca çok defa doktor kontrolüne gidilmesi gerekiyor. Doğum yaklaştığında haftada bir gidiliyor. Normal doğum yapacaksanız ve benim gibi doğum için beklenen gününüz geçerse gün aşırı kontrole gitmeniz de gerekebilir. Hastanenin yeri, ulaşımı, ihtiyacınız olan tüm hizmetleri sunması ve doğum ücretleri karar vermenizi sağlayacak önemli bilgiler. Avcılar Hospital doğum ücretleri konusunda makul ama daha uygun hastaneler de bulabilirsiniz. 

Hastane seçtikten sonra dikkat etmeniz gereken konulardan birisi gereksiz testlerle kendinizi ve bebeği strese sokmaktan kaçınmak. Özellikle özel sağlık sigortanız varsa ve özel hastaneye gidiyorsanız çok dikkat etmelisiniz. Yoksa gerekli gereksiz bir sürü test isteyebilirler ve "Test sonuçları kesin değil" ya da "Bir aksilik olabilir" denilerek testleri tekrarlamanız istenebilir. Para tuzaklarına düşmemek için aile hekiminize danışabilirsiniz ve yapılması zorunlu olan kan ve idrar testlerini kayıtlı olduğunuz aile hekimliğinde yaptırabilirsiniz.

Testlerle ilgili detaylı bir yazı yazsam daha iyi olacak sanırım :)