Acemi Ama Mutlu Bir Anne

Fotoğrafım

Annelik her daim Acemilik :) Bir günü bir gününe tutmayan, neşeli, hüzünlü, iyi, kötü, ağlamaklı, kahkahalı... ama hep heyecanlı, bol bilinmezli vazgeçilmez bir macera bizimkisi :)

19 Eylül 2014 Cuma

Uykusu Gelince Yatağına Giden Bebek - Hayal Değil Gerçek

Arya Mayıs ayından beri kendi odasında, kendi yatağında, kendi kendine uyuyor :) Hatta 2-3 haftadır uyku saatine de kendi karar veriyor. Uyku saati yaklaşınca "Arya, uyumaya gidelim mi?" diye soruyorum, eğer uykusu geldiyse hemen kapıya yöneliyor ve odadakilere el sallayıp kendi odasına doğru gidiyor. Yatağının yanına gelince kucağımıza alalım diye kollarını kaldırıyor. Kucağımıza alıp öpüyoruz ve yatağına yatırıp battaniyesini örtüyoruz. Bu ritüeli bazen babası bazen ben yapıyorum. Bazen küçük hanim ikimizi de istiyor ve birimiz gitmezse odaya geri dönüp çağırıyor :)) Soruyu sorduğumda uykusu gelmediyse de oturma odasının köşelerine koşup saklanıyor :) Arya'nın kendi isteğiyle yatağına gidişini izlerken uykusuz gecelerimizi hatırlayıp zamanın hızla akmış olmasına seviniyoruz.

Bebekli ailelerle ne zaman konuşsam en büyük sıkıntının uykusuzluk olduğunu söylüyorlar. Genellikle bebekler annelerinin yanında ve en fazla 2 saat uyuyor. Sonra uyanıyor, kucak istiyor, ayakta sallanmak istiyorlar ya da emerken anne memesinde uyuyorlar. Bu durum gece gündüz devam eden bir döngü.

Bebeklerin ilk aylarında 2 saatte bir uyanmaları normal çünkü karınları acıkıyor. Zaman geçtikçe bebekler daha uzun aralıklarla acıkıyor ama bu kez de alışkanlıktan yine 2 saatte bir uyanıyorlar. Bu durumda yapılacak şey belli. Bebeğin öğünlerini yeniden düzenleyerek daha uzun süre uyumasına yardım edebilirsiniz.

Bebeğiniz büyüdükçe öğün aralarını gündüz başlamak kaydıyla yavaş yavaş uzatın. 2 saat yerine 2,5 saat ve daha sonra 3 saate çıkarın. İlk başlarda bebeğiniz yine 2 saatte bir uyanacak ama onu hemen beslemeyin. Bir süre onu oyalayın. Bırakın biraz oyun halısında yuvarlansın ya da yatağında dönencesini izleyip biraz müzik dinlesin. Gündüz öğün aralarını açarken geceleri ise bebeğinizi mümkünse o uyanmadan daha kısa aralıklarla besleyin. Böylece kesintisiz gece uykusuna alışacaktır. Bebeğiniz kaşık maması yemeye başladığı zaman gece uykusuna yatırmadan önce tahıllı gece mamalarından verirseniz daha uzun süre uyumasına yardımcı olacaktır. Kısa bir süre sonra bebeğiniz yeni beslenme rutinine alışacak ve uyku süresi uzayacaktır. (Arya 20.00 gibi tahıllı mama yiyip 20.30 civarında yatıyor.  23.30 - 24.00 gibi de uykudayken 180 - 200 ml devam sütü içiyor ve sabaha kadar mışıl mışıl uyumaya devam ediyor.)

İlk 6 ay beslenme ve uyku düzeni oluşturmak zor olabilir yine de yılmadan denemeye devam edin. Ama ne kendinizi ne de bebeğinizi çok zorlamayın. Deneyin, sabredin, yardım alın ama işler istediğiniz gibi yolunda gitmezse kendinizi yıpratmadan ara verin.

Bebeğinizin uyumak için size bağımlı olmasını istemiyorsanız onu daha ilk günlerden kendi yatağında yatmaya alıştırın ve ne kadar zor gelse de 6. ayın sonunda yatağını mutlaka kendi odasına taşıyın. Siz de benim gibi ilk günlerde kontrolü kaybedip bebeğinize kucakta, ayakta, çarşafta sallanarak uyumak gibi kötü uyku alışkanlıkları kazandırdıysanız bile hatanızı düzeltmek için geç olmadan kontrolü tekrar elinize alın. Bebeğiniz 1 yaşını doldurmadan ona kendi kendine uyuma alışkanlığı kazandırabilirsiniz.

Arya'nın ilk aylarında acemilikten ve Arya'nın ağlama krizlerinde elimizin ayağımızın dolaşmasından dolayı Arya'yı ayakta sallayarak uyutmak gibi bir hata yaptık. Bir kez başladı önüne geçmek ne mümkün! Ayakta/kucakta sallanarak uyuma durumu uzunca süre devam etti. Ama en azından Arya uyudum sonra hep kendi yatağına yatırdık ve 6. aydan itibaren de odasını ayırdık. Arya 10-11 aylık olduğunda kendi kendine uyuması için uyku eğitimine başlamaya karar verdik. Çok kolay olmadı ama korktuğum kadar zor da olmadı.

Bizim Arya'yla uyku eğitimi maceramızın detaylarına burdan göz atabilirsiniz. Evet bebeğiniz biraz ağlayacak ve sizin de bir süre içiniz sızlayacak ama ileride yaşayacağınız birçok uyku sorununu daha başlamadan bitirmek sizin elinizde. Kimseye aldırış etmeyin ve bu ağlamaların acımasızlık değil aslında bebeğinize ve kendinize yaptığınız büyük bir iyiliğin geçici yan etkileri olduğunu unutmayın.

Ne olursa olsun canınızı sıkmayın; minik kuzular o kadar hızlı büyüyor ki uykusuz kaldığınız geceleri unutmanız çok uzun sürmeyecek :)


5 Eylül 2014 Cuma

15 Aylık Arya'nın Marifetleri ve Bebek Tasması

Arya 15 aylık oldu :)

Arya'nın büyümesini izlemek o kadar büyük bir mutluluk ki kelimelerle anlatabileceğimi sanmıyorum :) Arya'nın 15. ayında yapabildiklerini anlatmak istiyorum ama sanırım biraz karışık olacak.

Arya büyüdükçe herşeyi tek başına yapmaya çalışıyor. Uzun zamandır kahvaltıda ekmeğini kendisi tutup minik minik ısırıyordu artık salatalık ve peyniri de kendi yemek için çabalıyor. Çorba içirirken kaşığı elimden almaya çalışıyor, meyveleri de kendisi tutup yemek istiyor. Şapur şupur bir erik yiyişi var ki... Anlatamam yanında olup izlemek lazım :D Burgu makarna, balık kraker, üzüm gibi ufak taneli yiyecekleri iki parmağı ile tutup minicik ağzına götürüp yemesini izlemeye de ailecek bayılıyoruz :))



...

Arya'nın sabahları babasını uyandırmak için yaptıkları beni benden alıyor. Babasının üstüne tırmanıyor, göbeğinde zıplıyor, burnunu ısırıyor. Eğer Evrim sırtını dönerse Arya iki eliyle sırtına şap şap vurup uyandırmaya çalışıyor :) Evrim de onu yakalayıp gıdıklıyor, öpüyor. Ben kahvaltıyı hazırlayana dek onlar yatakta yuvarlanıyorlar.

...

Arya artık kendi kendine oyunlar kuruyor ve bizi de dahil ediyor. Oyuncak bardaklardan birşey içiyor gibi yapıyor, bardağı getirip bize de içiriyor, kaşıkla bize yemek yediriyor, oyuncak bebeğini getirip uyutmamı istiyor. Kumanda, mouse, kutu vb. şeyleri kulağına götürüp telefonda konuşuyor gibi yapıyor :)) Kucağımıza oturup parmaklarımızı tutuyor ve fış fış kayıkçı oynamaya başlıyor :)

...

Arya büyüdükçe sokağa çıkmak da zorlaşıyor. Artık arabasında oturmak istemiyor; inip yürümek istiyor ama elimizi de tutmaya yanaşmıyor maalesef :( Hal böyle olunca çözüm bulmak yine bana düştü. Çocukların el tutmak istememesi genel bir sorun ve bulunan en mantıklı çarelerden birisi çocuk tasması. Evet kulağa pek hoş gelmiyor ama aslında oldukça pratik ve kullanışlı bir çözüm. Sonunda biz de Arya'ya tasmalı bir sırt çantası aldık. Şansımıza Arya köpek şeklindeki sırt çantasını çok sevdi :) Çantanın arkasında kuyruk şeklinde bir parça var ve tasma görevi görüyor. Bkz. Fotoğraf :)




Bu tasma kesin çözüm değil tabi. Mümkün oldukça elini tutuyorum Arya'nın, ama olur da elimden kurtulursa çok uzağa kaçmasına engel olabiliyorum. Biz böyle gezerken etraftaki eleştirel gözleri görmemek mümkün değil ama hiç üzerime alınmıyorum. Herkes aynı şekilde düşünmek zorunda değil tabi ki. El tutma konusunda uzlaşamayan aileler çoğu zaman bebeklerini kollarından sıkı sıkı tutup çekiştiriyor ve bebekler/çocuklar çoğunlukla ağlayıp zırlıyor, kaçmaya çalışıyor. Bunun bir adım sonrası da ağlayan çocukları kucaklayıp eve giden aileler. Tasma kullanmak istemiyorsanız ya bebeğinizi arabadan indirmeyeceksiniz ya da kucakta taşıyacaksiniz ki bebekler yine de yere inmek için ağlayabilir.

Bebek tasmaları yurt dışında sıkça kullanılıyor ama orda da eleştirel yaklaşanlar yok değil. Eleştiriler ikiye ayrılıyor. Bir kesim tasmanın aileye aşırı rahatlık hissi verdiği için güvenlik sorunu oluşturduğunu söylüyor ki bence haklılık payı var. Tasmaya fazla güvenip çocuğu çok serbest bırakmamak lazım. Sonuçta tasma kopabilir ve çocuk düşebilir vs. Diğer eleştiri de tasmanın çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebileceği konusunda. Bu eleştiriye çok da katılmıyorum. Neyse çok uzattım sanırım :) bence çanta şeklindeki bu tasma kullanışlı bir ürün.

...

Arya büyüdükçe acemi annelikten tecrübeli anneliğe terfi edeceğimi düşünmüştüm blogu ilk açtığımda ama öyle olmuyormuş aslında. Her yeni gün yeni bir gün ve karşılaşılan her sorun yeni bir sorun. Yani acemi annelik hiç bitmiyor :) Belki 2. çocuk tecrübeli anneliğe terfi ettirebilir ama her çocuk kendine özgü olduğu için ondan da emin değilim. Şimdilik emin olduğum tek şey Arya'nın attığı her adım, yediği her lokma, her kelimesi, gamzeli gülücükleri ve mis kokusu hayatımızı renklendirip güzelleştiriyor :)

Dilerim Allah, ailemize Arya'yla sağlıklı sıhhatli uzun yıllar nasip eder.