Acemi Ama Mutlu Bir Anne

Fotoğrafım

Annelik her daim Acemilik :) Bir günü bir gününe tutmayan, neşeli, hüzünlü, iyi, kötü, ağlamaklı, kahkahalı... ama hep heyecanlı, bol bilinmezli vazgeçilmez bir macera bizimkisi :)

30 Kasım 2013 Cumartesi

6. Ay Biterken Ek Gıda Denemeleri ve Mama Sandalyesi Seçenekleri

Birkaç gün sonra Arya 6. ayını dolduruyor.
Son doktor kontrolümüze göre Arya 7 kg 300 gr. Boyu da 67 cm.

Arya, anne sütü emmeye devam ediyor, ek gıdalara da başladık. Yoğurt, meyve suyu, meyve püresi... Tatlı şeyleri severek yiyor. Çorba yaptım ama ilk denemede bir kaşık yiyip ağlamaya ve ağzındakileri tükürmeye başladı. Hiç üstelemedim, unutması için bir kaç gün hiç vermedim.

Dün farklı bir çorbayla tekrar denedim. Milupa'nın kerevizli tavuk çorbasını verdim. Pek sevmese de merak ettiği için yedi 2-3 kaşık. Bugün kalan çorbayı yedirebilmek için Milupa'nın gece mamasından 2 çay kaşığı ekledim. İşe yaradı, Arya seve seve bitirdi çorbayı  :)




Arya anne sütü aldığı için ek gıdalar konusunda henüz hiç acele etmiyorum. Zaten ek gıdanın günde 2 çay bardağını geçmesi gerekmiyor. Yani öyle elde tabak "bir kaşık daha" diye Arya'ya yalvarmaya hiç gerek yok :)

Günümüzde annelik yapmak eskiye göre çok daha kolay. Birçok şeyin hazırı var. İster çorba, ister meyve püresi, ister muhallebi... Ben meyve püresini bazen evde kendim yapıyorum bazen de Milupa'nın hazır meyveli mamalarından alıyorum. Dün yine Milupa'nın elma suyundan ve elma-havuç karışık meyve suyundan aldım. İkisini de şapırdata şapırdata içti Arya :)

Arya 1-2 gündür emeklemeye çalışıyor. Dizlerinin üzerinde durmaya başladı, ileri geri sallanıyor. Önümüzdeki ay emekleyecek sanırım. Günden güne büyümesini ve yeni beceriler kazanmasını şaşkınlıkla ve mutlulukla izliyoruz. Artık mama sandalyesinde rahatça oturabiliyor. Mama yerken öne doğru eğilip kaşığa saldırıyor :)

Mama sandalyesi alırken epeyce araştırma yaptık. Genelde fiyatlar çok yüksek. En ucuz 270'ten başlıyor. Ama 100 - 180 civarı da birkaç seçenek var. Sonunda epeyce araştırdıktan bir sürü yorum okuduktan sonra Baby&Plus marka mama sandalyesini aldık. Sandalye gayet kullanışlı. 3 kademeli oturma ayarı, 5 kademeli yükseklik ayarı ve çıkarılabilir tepsisi var.

Bence bebek ürünlerinde güvenlik ve kolay temizlenebilirlik en önemli özellikler. Bu sandalye de bu beklentilerimi karşıladı. Yani illa çok pahalı olması gerekmiyor. Hem ekonomik hem de kullanışlı olması önemli. Daha ekonomik seçenekler arayanlar için Kraft'ın basic mama sandalyelerini önerebilirim. Diğer seçeneklere de e-bebek sitesinden ulaşabilirsiniz.

http://www.e-bebek.com/arama?sortasc=discountedprice&f_category=mama_sandalyeleri&page=1&stockunit=1


7 Kasım 2013 Perşembe

Bebek Oyuncakları

Oyuncaklar bebeklerin gelişimi ve kısa da olsa bir süre kendi kendilerine oyalanmaları için çok önemli. Onların oyuncakları keşfetme çabalarını izlemek o kadar keyifli ki yorgun anne babalar için de rahatlatıcı bir terapi seansı gibi :)

Bebekler ilk 3 ayda pek hareketli değil. Ama bu ilk 3 ay için oyuncağa ihtiyaç olmadığı anlamına gelmiyor. Müzikli yatak dönenceleri ilk 3 ayda oldukça işe yarıyor. Bu dönenceler bebeğinizin kendini yatağında güvende hissetmesine ve sakinleşmesine yardımcı oluyor. 3 aydan sonra hareketlenen bebekler yatak dışında daha fazla vakit geçirmeye başlıyor. Ben Arya 3 aylık olduğunda oyun halısı araştırmaya başlamıştım.

Oyun halısı ilk geldiğinde Arya henüz dönemiyordu sadece kolları ve ayakları ile sarkan oyuncaklara uzanıyor ama tutamıyordu. Yine de halıda ağlamadan 10-15 dk boyunca oyalanmaya başladı. Uzanmaya, yakalama, anlamaya çalışırken yorulan Arya kolayca uyuyordu. Arya halıya alıştıkça oyuncaklara ulaşmak için daha çok çaba harcamaya başladı. Bu arada başka oyuncaklar da aldık tabi. Arya'nın ilk oyuncakları doğduğu gün büyük dayısından gelmişti. Arya o yeşil timsahı o kadar çok sevdi ki uykusunda bile elinden bırakmadı. Hâlâ favori oyuncaklarının başında geliyor. Arya 3 aylık olduğunda hışırdayan hayvan resimli minik bir kitapçık aldık. Tabii Arya şimdilik resimlere bakmaktan çok kitapçığı ağzına götürüp çiğnemeyi seviyor :)





Arya'nın hareket kabiliyeti arttıkça oyun halısını daha aktif kullanmaya başladı. Artık içinde yuvarlanıyor, oyuncakları sallayıp çekiştiriyor, çıngıraktan sesler çıkarıyor ve yakaladığı oyuncaklarla dişlerini kaşıyor :) Hatta bazen oyun halısında 1 saat kendi kendine oyalanıyor :) Gülücükler ve neşeli sesler çıkarırken Arya'yı izlemek çok keyifli.






Şimdilik müzik çalan, hışırdayan ya da değişik sesler çıkaran ve diş kaşımaya yarayan her şey işe yarıyor. 6. aydan sonraysa daha karmaşık oyuncaklar almak gerekiyor. Düğmelerine basıldığında ses çıkaran oyuncaklar, sayfaları çevirdiğinde müzik çalan, konuşan kitapçıklar, kolu çekildiğinde herhangi bir kısmı hareket eden oyuncaklar...





5 Kasım 2013 Salı

5 Ay Nasıl Bu Kadar Hızlı Geçti?

Arya bugün tam 5 aylık oldu!

5 ay o kadar hızlı geçti ki... Arya'yı kucağıma aldığım anı hatırlayınca içim ürperiyor. Minicik yüzü, kapkara gözleri, simsiyah saçları... Bacakları ve kolları o kadar inceydi ki giydirirken korkmuştum bir şey olacak diye...

Şimdi tam bir Amazon oldu Arya :) Yuvarlanıyor, sürünüyor, oyuncaklarına asılıyor, oyun halısının oyuncak asılı olan sopalarını eğip büküyor. kolları ve bacakları hiç durmadan hareket ediyor. Uykusunda bile sürünerek yer değiştiriyor :)

Her gün yeni bir şey öğreniyor. Biz de her gün biraz daha artan bir şaşkınlıkla izliyoruz gözlerimizin önünde büyüyen minik mucizeyi.

Arya'ya kavuştuğumuz an...


İlk günler...



İlk tripler...


İlk gülümseme...


İlk yazlık tulum...


İlk bayramlık...

                                  

İlk öpücük...


İlk havuç...


İlk sürünmeler...



5 aylık Arya firarda :)


Rapunzelimiz 5 aylık...


Arya'yla her gün yeni bir macera :) Yeni fotoğraflar yolda :)



1 Kasım 2013 Cuma

Epidural ile Doğum

Hamile kaldıktan sonra yapılacak seçimlerden, alınacak kararlardan biri nasıl doğum yapacağınız. Hamileliğinizin son dönemlerine kadar doğum yöntemi için kesin karar vermek zorunda değilsiniz tabi ama seçeneklerinizi en iyi şekilde değerlendirmelisiniz. Bunu yaparken annenizin, anneannenizin hatta varsa teyzenizin ve halanızın doğum tecrübelerinden faydalanabilirsiniz. Eğer onlar kolay doğum yapmışlarsa sizin de doğumunuzun kolay olma ihtimali yüksek. Hamilelik süreciniz de çok önemli tabi ki.

Epidural son yıllarda doğumlarda çok tercih edilen bir yardımcı. Epidural sayesinde sezeryan kesiğinden ve ameliyat sonrası kısıtlanan hareket kabiliyeti sorunundan kurtulmak mümkün. Üstelik epidural, doğum sancıları ve açılma başladıktan sonra yapıldığı için doğumun olması gereken tarihte olmasına da olanak sağlıyor. Yani doğal akışa müdahale en alt seviyeye inmiş oluyor. Epidural sayesinde doğum sancıları çok hafif -vakit geldiğinde bebeği itmenizi sağlayacak kadar- hissediliyor ve acı neredeyse yok olmuş kadar hafifliyor. Normal doğumun avantajları malum. Doğum sonrası bebeğinizi rahatça emzirmek ve vücudun kendini daha kolay ve hızlı toplaması en önemli olanlar tabi ki. Normal doğum yapmak istiyor ama acıdan korkuyorsanız, Epidural seçeneğini değerlendirebilirsiniz. Tabi önce doktorunuzla tüm seçeneklerinizi değerlendirmelisiniz.

Annem her zaman beni çok kolay ve hızlı doğurduğunu anlatırdı. Kardeşimi doğurduğunda ben 13 yaşındaydım ve gerçekten ne kadar hızlı doğum yaptığına şahit oldum. Ben de annemin genlerine güvenerek daha hamile kalmadan önce bir aksilik olmadığı sürece normal doğum yapmaya karar vermiştim. Tüm hamileliğim boyunca da zihnimi normal doğum yapmaya odakladım. Hamileliğim boyunca yine de bir sürü araştırma yaptım. Okuduğum yazıların hemen hemen hepsi anne adayının doğum mevzusuna ne kadar pozitif yaklaşırsa doğumun o kadar kolay olacağını vurguluyordu. Ben de hamileliğim boyunca sürekli çok kolay doğuracağımı, doğumun annemin ki gibi 5 dk 'da olup biteceğine inanıp sürekli bunu tekrarladım. Allah'a şükür sezeryan yapılmasını gerektiren bir aksilik de çıkmayınca isteğimi gerçekleştirmek için Arya'nın doğmak için keyfinin gelmesini beklemeye başladık :)

Doğum sancılarım başladığında bunun düşündüğümden daha zor olacağını anladım. İlk sancıları ciddiye almayıp uyumaya devam etmeye çalıştım ama nafile. Sancılar sıklaşınca Evrim'i uyandırmaya çalıştım ama o daha da nafile bir çaba oldu :) Annemleri uyandırıp hazırlanmalarını beklerken sancılar dayanılmaz hâle gelmeye başladı ama annem "Dayan, evde çekmezsen hastanede çekeceksin" dediği için epey bir süre evde resmen volta attım :) Ama bu pek de iyi bir fikir değildi bence. Çünkü sancıların şiddeti artınca arabaya binmek ve hastaneye kadar sancılara katlanmanız daha da zorlaşıyor.

Hastaneye ulaştığımızda sancılar arka arkaya geliyordu ama doğum için henüz erkendi. Odaya geçip ailecek beklemeye başladık ama bir noktada dayanamayacağımı hissettim. Doktorumuzla daha önce epidural hakkında konuşmuştuk ve doğum zamanı geldiğinde değerlendirmeye karar vermiştik. Sancıların şiddeti artınca epidural yapılmasını istedim. Epidural için açıklık 4 cm olana kadar beklenilmesi gerekiyor. Gerçekten zor bir bekleyişti :)


Epidural için masada beklerken sanki zaman durmuş, dünya durmuş, her şey yok olmuş geriye sadece sancıların acısı kalmıştı. Epidural yapıldığında zaman yeniden akmaya ve dünya yeniden dönmeye başladı :) Epiduralden sonra geriye beklemek kalmıştı. Zaman geldiğinde Evrim yanımdaydı ve elimi tutuyordu. Minik bebeğimizi gördüğümüz ilk an hayatımızın en harika anıydı. Çok şaşkın ve çok mutluyduk. Geriye dönüp baktığımda iyi ki epidural istemişiz diyorum. Hem her anına tanık olup hem de acı hissetmek zorunda kalmamak harika bir lütuf bence. O günden aklımızda kalan çok kolay bir doğum hikayesi ve ilk anda hissettiğimiz o tarif edilemeyen mutluluk :) 


Arya 5 aylık oldu bile! 5 ay ne kadar da hızlı geçti :)