Acemi Ama Mutlu Bir Anne

Fotoğrafım

Annelik her daim Acemilik :) Bir günü bir gününe tutmayan, neşeli, hüzünlü, iyi, kötü, ağlamaklı, kahkahalı... ama hep heyecanlı, bol bilinmezli vazgeçilmez bir macera bizimkisi :)

22 Ocak 2018 Pazartesi

Sakin Kal, Çözüm Üret, Anın Tadını Çıkar

          3 gündür aralıksız Arya ile birlikteyiz. Henüz delirmedim ve kıyamet de kopmadı :D 

          Okulların tatil olacağı gün yaklaştıkça korku, heyecan ve içten içe bir sakinlik -kaçacak yer yoksa mecbur kabulleniyor demek ki bünye- sarmaya başladı beni. Önce tatili evde geçirmeye karar verdim. Sonra Arya'yı tatil süresince özel kreşe vermeyi düşündüm ama tatilde açık olan kreşlerden birisini ben hiç istemedim; diğerinin kapasitesi doluymuş, onlar bizi kabul etmedi. Sonuçta kendimi Arya ile 15 günlük bir maratonda buldum. Bugün 3. gün. Maşallah diyeyim, dilimi ısırayım, popomu kaşıyayım.... nazara karşı bildiğim tüm hurafeleri gerçekleştirip düzeni nasıl sağladığımızdan bahsedeyim.

           Tatilin iyi gitmesindeki en büyük etken Arya'nın onun için belirlediğimiz yeni kurallara ve düzene alışmış olması. Ama bu tabi çat diye bir günde olmadı. Yeni yıl tatilinden önceki Cuma günü, Arya'yı kreşten alırken öğretmenine "Arya nasıl? Davranışlarında bir gelişme var mı?" diye sormuştum. Öğretmeni de "Ben de sizinle bu konuyu konuşmak istiyorum. Bugün yine sınıfta sorun yaşadık. Arayacağım sizi, haftaya görüşürüz." demişti. Tabi ben iyi bir şey duymayı beklerken bunu duyunca çok üzüldüm. Arya ile konuşup yeni kurallar belirledik ve bu kurallara sıkı sıkıya uyuyoruz evde. Arya ilk başta her şeye aşırı tepkiliydi ve bu tavrı yüzünden bir süre tv izleme ve bakkala gitme hakkını kullanamadı. İkinci hafta durumun ciddiyetini ve bizim tavrımızın değişmeyeceğini kavramaya başladı. Artık günde sadece 3 çizgi film hakkı var. İzlediği çizgi filmleri belli kriterlere göre seçebiliyor. Kavga, gürültü, yaramazlık ya da şiddet içeren çizgi filmleri izleme izni yok. Pijamaskeliler,  Scooby Doo, Uğur Böceği ve Karakedi tarih oldular. TRT Çocuk'ta yayınlanan Aslan, Canım Kardeşim, Niloya, Rafadan Tayfa ve Hapşu gibi çizgi filmleri izlemek serbest ama tek seferde 3 tane çizgi filmi geçmiyoruz. Gün içindeki duruma göre akşam yemeğinden sonra da +3 çizgi film hakkı kazanabiliyor. Çizgi film izlerken biz de mümkün oldukça yanında oluyoruz ki hem sınırı aşmasın hem de istemediğimiz tarzda çizgi filmler izlemesin. Başlarda sürekli yalvarıyordu "Annecim/Babacım, lütfeeeeen biraz daha izleyeyim, lütfeeeeen!" diye ama baktı ki biz hiç taviz vermiyoruz artık durumu kabulleniyor. Arada bir yine deniyor şansını, biz sakince "Arya böyle yaparak hiçbir şey elde edemezsin. İstediğini bu şekilde yaptıramazsın canım." diyoruz. Eskiye nazaran çok daha kolay halloluyor sorunlarımız. 

          Tv sınırlamasıyla konunun ne alakası var diyecek olursanız şöyle ki: ben uzuuuuuun zamandır tv izlemenin Arya üzerinde olumsuz etkileri olduğunun farkındaydım. Daha önce de defalarca kez televizyonsuz hayat fikrini gerçekleştirmeye çalıştım ancak eninde sonunda yine tv karşısında buluyorduk kendimizi. Kreşte de, evde de sorunlar azalacağına gittikçe artınca Arya'yı daha dikkatli gözlemlemeye başladım. Çizgi filmlere bir bağımlılık geliştirdiğini, tv kapalıyken bile oynadığı oyunlarda hep çizgi filmlerdeki karakterleri taklit ettiğini, bebeklerini onlar gibi seslendirdiğini/oynattığını gördüm. Geceleri de sık sık kabus görüyordu. Sonunda öyle ya da böyle zararlı bulduğum çizgi filmleri hayatımızdan çıkarmayı kafama koydum. Televizyonu tamamen yasaklayamayacağımızı anlayınca bazı sınırlar ve kurallar getirelim dedik. Arya'nın yaşına uygun, eğitici, öğretici, eğlenceli çizgi filmleri ailecek izleyerek ve çizgi filmdeki doğru/yanlış hareketler üzerine konuşarak bunu da kaliteli bir ebeveyn-çocuk aktivitesine dönüştürdük. Zararlı çizgi filmler olmayınca hem Arya'nın gece kabusları ve hırçınlıkları hem de bizim Arya'nın huysuzluklarına katlanma kabusumuz bitmiş oldu. 

          Tatilde neler yaptığımıza gelecek olursak, Cumartesi günü yemyeşil bahçesi olan deniz kenarında bir mekanda ailecek kahvaltı yaparak başladık tatile. Arkadaşlarımın verdiği legolar sağolsun, Arya bizi hiç rahatsız etmedi. Hatta yeni arkadaşlarıyla legolarını paylaşarak gayet başarılı bir oyun ortamı oluşturdu kendi kendine. Kahvaltıdan sonra içinde çocuk oyun alanı bulabileceğimiz tek yer olan İstanbul Bazaar'a gittik. Arya eğlence parkında epeyce oynayıp eğlendi. Biz de fırsattan istifade Evrim'le biraz alışveriş yaptık :D  Dönüş yolunda Arya yorgunluktan uyuyakaldı. İlk günü başarıyla tamamladık.




          Pazar günü kahvaltıdan sonra Arya'nın tatil kitabından alıştırmalar yaptık. Sonra Arya dışarı çıkıp bisiklet sürmek istedi. Sahilden bisikletle her zaman gittiğimiz, yanında çocuk parkı olan caféye gittik. Arya orada da arkadaş buldu kendine. Oynadı, yoruldu, eve gelince de duş alıp, karnını doyurup kolayca uyudu. Bugün de yine kahvaltı, oyun, tatil kitabı, derken günün büyük kısmı geçti. Ben arada evi temizledim. Akşamüstü Arya parka gitmek istedi, gittik. Eve gelince 2 tane çizgi film izledi. Süresi bitince biraz oyuncakların ile oynayabilirsin, sonra uyku vakti dedim. Arya önce oyuncakları ile oynamak istemedi. Dişlerini fırçalayıp odasına gitti ama fikrini değiştirip uyumadan önce "Hadi, legolardan dinozor yapalım birlikte" dedi. Dinozoru yaptıktan sonra haklarını kullanarak 3 tane masal seçti. Saat 9 gibi de sorunsuz uyudu maşallah :)

          
          Evde belirli kurallar, değişmeyen bir düzen ve taviz vermeyen, ortak hareket eden ebeveynler olunca işler epeyce kolaylaşıyor. Başka konularda çıkan sorunlar bile eskiye nazaran çok kısa sürüyor ve kolayca hallediliyor. Arya, o ne yaparsa yapsın bizim tavrımızın değişmeyeceğini anlayınca boş yere inatlaşıp ağlayıp zırlamıyor. Yapsa bile çok çok kısa sürüyor. Tabi ki her şey çok katı kurallarla işlemiyor. Doğru zamanda doğru kuralları uygulamak, gerektiğinde, mantıklı bir sebep varsa, istisna olduğunu çocuğa anlatarak, kuralları biraz esneterek orta yolu bulmak herkes için daha kolay ve daha işlevsel oluyor. Unmarım kurduğumuz düzen bozulmadan böyle devam ederiz.

         Edit: Yayınladıktan sonra dönüp bakınca başlığın ilham kaynağını anlatmadığımı fark ettim. Bugün parktan dönerken Arya çok yorulduğunu, evin çok uzak olduğunu, gidemeyeceğini söyleyerek sızlanmaya başladı. Hopa'da akşam 6-7'den sonra tek toplu taşıma aracı olan dolmuşlar bile çalışmıyor. Yani eve kadar mecbur yürüyeceğiz. Bir çare bulmazsam Arya yol boyu on kez durup sızlanacak. O sırada aklıma Arya'ya bilmece sormak geldi. Bu ara Arya bilmecelere sarmış durumda. Ben sordum, sen sordun derken güle eğlene eve geldik hiç sızlanmadan ve hiç durmadan. Hatta epey de eğlendik yolda. Kıssadan hisse kriz anında kendimizi kaybedip krizi körüklemek yerine sakin kalıp akılcı bir çözüm bulmak daha faydalı oluyormuş, test ettim onayladım :D Tavsiye ederim: Sakin kalın, çözüm üretin, anın tadını çıkarın!