Acemi Ama Mutlu Bir Anne

Fotoğrafım

Annelik her daim Acemilik :) Bir günü bir gününe tutmayan, neşeli, hüzünlü, iyi, kötü, ağlamaklı, kahkahalı... ama hep heyecanlı, bol bilinmezli vazgeçilmez bir macera bizimkisi :)

30 Ağustos 2015 Pazar

Arya'nın Kreş Maceraları Vol. 2 ve El-Ayak Hastalığı


Arya'nın kreşteki ilk günlerinden bahsetmiştim. Aradan geçen sürede Arya kreşe alıştı, yeni arkadaşlar edindi, şimdilik halinden memnun. Tabi arada yine kreşe gitmek istemediği günler oluyor ama o kadarı da normal. Hangimiz her şeyi her zaman aynı derecede severek yapıyoruz ki?

Arya kreşe alıştı ama bu durum tüm problemlerimizin bittiği anlamına gelmiyor maalesef. Malum çocukların çok olduğu yerde hastalık da çok oluyor. Bu yazın illet hastalığı da "el-ayak hastalığı" denilen nalet bir hastalık. Nerdeyse tüm çocuklarda var, hepsinin kolu bacağı kıpkırmızı kabartı ve döküntülerle dolu. Hastalık virütik ve dolayısıyla da bulaşıcı. Kreşte birinde başlayınca hepsine bulaşıyor :( Maalesef Arya'ya da 2. kez bulaştı. Yavrum yazık sürekli kaşınıyor :( Eli, yüzü, kolu, bacağı hatta parmak araları bile kıpkırmızı. Doktora gittik ama yapacak birşey yokmuş; sadece kaşıntı için losyon ve şurup verdi.

El-ayak hastalığı dışında pek bir sorunumuz yok gibi şimdilik. Arya kreşteki öğretmenleri ve arkadaşlarını seviyor;  özellikle de Poyraz'la pek güzel anlaşıyorlar :D  Poyraz kumral, renkli gözlü, kısa boylu, sevimli bir velet :D Sabahları Arya'yı kapıda karşılıyor, öpüyor; akşamları da Arya'nın ayakkabılarını getirip Arya'yı kapıdan uğurluyor :) Öğretmenlerine "Tüm gün böyle mi bunlar?" diye sordum, "Yemekte bile ayrılmıyorlar, birbirlerini besliyorlar." cevabını aldım♡ Eh ne diyelim, gençler anlaşmış, bize de kabullenmek kalmış :P


Arya kreşe başlayıp arkadaş edinince konuşması da açılır diye düşünüyordum ama pek bir değişiklik yok henüz. Bazen benim söylediğim her hangi bir kelimeyi o anda tek seferde söylüyor ama sonra bir daha hiç kullanmıyor. Bazı kelimeleri de kendi kendine öğreniyor ve hiç unutmuyor. 

Arya'nın söylediği yeni kelimeler:

  • Çiçek
  • Ağız
  • Diş
  • Kaş
  • Saç
  • Ağaç
  • At
  • Ay
  • Ayran
  • Gooool
  • Ayır (Hayır)
  • Attım (top oynamaya bayılıyoruz ailece)
Kelime haznesi genişlese de henüz cümle kurmaya en yaklaştığı an yanıma çağırdığımda "Anne geldiim" dediği anlar. Bakalım her şeyin bir zamanı var elbet, biz de sabırla(?!)  bekliyoruz :)

9 Ağustos 2015 Pazar

Gerçekleşeceğini Hissettiğim Bir Hayalim Var :)

Öğrencilik yıllarımda düzenli olarak günlük tutar, özenle seçip aldığım defterlerime hayallerimi, hislerimi yazardım. Epeydir günlük tutmuyorum ama bloglar da bir nevi günlük zaten. Bugün içimdeki karşı konulamaz yazma ihtiyacımı yazıya dökmem gerekli. Çünkü içim kıpır kıpır, aklımda tazecik hayaller var :)

Bugün durduk yere ansızın gözümde bir ev canlandı. Bir köy evi! Yemyeşil bir bahçe içinde, 2 katlı şirin bir ev. Bahçesinde 3 tane kocaman ağaç var: ağaçlardan birinin altında minik bir köpek kulübesi, diğer ikisinin altında bahçe salıncağı ve bambu koltuklar. Her yerde kelebekler, çiçekler ve kaçınılmaz olarak arılar var :)





Çok uzak zamanda geçmiyor bu hayal. Kendimi görüyorum o bahçede, hâlâ gencim :) Evin yanında bir garaj var, içinde bisikletler. Arya bahçede köpeğimizle oynuyor.

Emeklilik hayali değil bu! Dedim ya yakın zamanda geçiyor. Nasıl anlatsam bilemiyorum, içimde çok da uzak olmadığına, yakın zamanda gerçekleşeceğine dair bir his var. Yakın zaman derken? Biz atanıp kadrolu öğretmen olduğumuz, Kağan da üniversiteye başlayıp yeri yurdu belli olduğu zaman olabilir belki :) Yani belki de önümüzdeki 1-2 yıl içinde! 

Peki, nasıl olacak? İşte o henüz pek net değil :) Ama yine de zihnimde birden canlanıveren bu görüntü, içime doğan bu umut basit bir hayalden öte bir şey sanki. Belki bugüne dek hiç gitmediğimiz, aklımızın kıyısından bile geçmeyen, hatta belki de hiç duymadığımız bir köyde olur; belki istemeye istemeye mecburiyetten gideceğimiz bir yerde olur. Olsun! Olsun da nerede nasıl olursa olsun. Nasılsa her işte bir hayır vardır :)

İşten eve koşarak gelmeyi, güzel havalarda bahçede Arya'yla yoga yapmayı, Evrim'le mum ışığı ve şarap eşiliğinde müzik dinleyip o salıncakta sohbet etmeyi dört gözle bekliyorum :) Tahmin edileceği üzre tüm sevdiklerimizi ağırlayacağımız mangallı, bol eğlenceli, temiz hava partileri vereceğimizden ayrıca bahsetmeme gerek yok sanırım. Yani inşallah bu komşuda pişecek, size de düşecek :) 




Zihnimde bir anda canlanan o ev yüreğime yeni bir aşk gibi düştü, umarım hayırlısıyla kaderimize de yazılmıştır :)


*Fotoğraflar temsili  :)

Foto 1:  emlakwebtv  sitesinden alınmıştır.
Foto 2:  gezialemi sitesinden alınmıştır.
Foto 3:  evdekorasyon  sitesinden alınmıştır.
Foto 4: misshappy.ro sitesinden alınmıştır.

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Kreş Seçimi ve Arya'nın Kreş Maceraları Vol.1

Arya 26 aylık kocaman bir kız oldu ve bu aydan itibaren kreşe başladı :)

İşte Arya'nin kreş kaydı için çekilen fotoğraflardan biri :)



Evrim'le bebek yapmaya karar verdiğimizde ilk 2-3 yıl benim evde kalmam ve bebekle ilgilenmem konusunda anlaşmıştık. 2 yıl su gibi geçti ve ben son aylarda artık işe dönmem gerektiğini hissetmeye başladım. Arya'nın da ev dışında sosyalleşmeye ve akranlarıyla zaman geçirmeye ihtiyacı olduğunu fark etmemek mümkün değildi zaten.

Arya'yi kreşe vermeye karar vermek işin sadece ilk aşamasıydı tabi ki. Asıl mevzu düzgün bir kreş bulabilmekti. Allah'a şükür boş vaktimiz de olduğu için kreş bulma çabalarımız düşündüğüm kadar zorlu geçmedi. Evimizin yakınındaki 4-5 kreşe yaptığımız ziyaretler ve internet/tanıdık araştırması sonucunda Arya için güvenli, temiz ve sevimli bir kreş bulduk.

Kreş ararken dikkat ettiğimiz ilk konu güvenlik önlemleri oldu. Pencerelerde korkuluk olması ve kreş içinde tehlike yaratacak alanlar olmaması ilk önceliğimiz oldu. Kreşleri gezerken en çok rahatsız olduğum konu kreşlerin hep bodrum katlarda olmasıydı. Çocukların tüm gün havasız, ışıksız, ufacık odalara hapis olması çok sağlıksız bence. Rahatsız olduğum diğer bir konu da habersiz gittiğim kreşlerde çocuklara dondurulmuş pizza vb. hazır gıdalar verilmesi oldu. Tüm bunlardan sonra Arya'yi kaydettirdiğimiz kreş bana saray yavrusu gibi geldi :)

Seçtiğimiz kreş 3 katlı bir binada ve ufak da olsa bir bahçesi var. Bahçede kaydırak ve 2 adet salıncak var. Odaları ortalama büyüklükte, temiz ve ferah. Tüm odalar ışık alıyor. Şu anda okulda 3 öğretmen var. Yaz dönemi olduğu için çocuk sayısı az ve genelde bir arada oynuyorlar ama okul dönemi başladığında yaşlarına göre gruplara ayrılacaklar. Mevcut öğretmenlerin hepsi genç ve gözlemlediğim kadarıyla sakin/sabırlı mizaçlara sahipler. Kreşte hergün farkli etkinlikler yapılıyor ve farklı eğitim modelleri bir arada uygulanıyor, yani sadece tek bir model baz alınmıyor.

Kreşle ilgili izlenimlerim bu kadar sanırım. Gelelim Arya'ya :)

Biz kreş arayışlarımıza Arya'yı da dahil ettik ki ona da bir ön hazırlık olsun, gideceği ortamı önceden görsün, deneyimlesin. Kreş ziyaretlerimizde Arya bir sürü çocuğu bir arada görünce inanılmaz mutlu oldu. Bu süreçte Arya'ya sürekli kreşle ilgili bilgiler verdim ve orda neler yapacağını ona anlattım. Kreşe başladığı ilk gün kapıdan girer girmez diğer çocuklarla kaynaştı ve benim Hoşçakal deyip ayrılmamı umursamadı bile :)

Aşağıdakiler Arya'nin kreşteki ilk sanatsal etkinlik eserleri :)))




Arya'nın kreşteki ilk 3 günü umduğumdan daha iyi gitti ve Arya kolayca uyum sağladı kreşe. Ama sonrakı 2 sabah benden ayrılmak istemedi :( Kreşin kapısında bana sarılıp ağladı, ne dersem diyeyim dinlemedi ve benim gitmemi istemedi. Bir şekilde o öğretmeni ile kreşe girdi, ben de eve döndüm. Arya kısa süre de sakinleşmiş ama o arada ben üzüntüden mahvoldum. Ama biliyorum ki bu da bir geçiş aşaması, Arya da alışacak bu yeni düzene. Ayrılırken ağlasa da biliyorum ki daha sonra kreşte oynuyor, eğleniyor, iyi vakit geçiriyor. Akşam almaya gittiğimizde de neşeyle bize sarılıp herkese "bye bye" yapıyor :)

Önümüzdeki yıl hepimiz için çok yoğun geçecek. Evrim'le ikimiz hem çalışıp hem de Kpss'ye hazırlanacağız, Kağan 12. sınıfa geçti, yani üniversite sınavı kapıda. Bu süreçte Arya'nın en iyi şekilde bakıldığından emin olmak bizim için çok önemli. Şimdilik her şey yolunda görünüyor. Umarım böyle devam eder.


3 Ağustos 2015 Pazartesi

Bitmeyen Tatil Yapmışlar, Biz de Bir Bakalım Dedik :)

Son bir aydır hiç yazamadım çünkü bu aralar her şey çok hızlı ve biz sürekli hareket halindeyiz :) Ailecek yaptığımız Didim tatilinden 2 hafta sonra Arya'yla anne-kız yine yollara düştük :) 13 Temmuz'da Istanbul'dan Izmir'e, oradan da Manisa'ya geçtik. Manisa'da yakın akrabalarımızı ziyaret etmek için bir gün bir gece kaldik ve Salı günü 2 haftalığına Çandarlı'ya (Dikili / İzmir) geçtik.

Arya yolculuk mevzuna epey alıştı. Tabi ki yine zorlandığım anlar oluyor ama çok da korkutucu değil. Yanımızda boya kalemi, defter, abur cubur ve tablet olduktan sonra 3-4 saatlik yolculuklardan akıl sağlığımı kaybetmeden sağ çıkabiliyorum Allaha'a şükür  :)




Yine bebek ve tek ebeveyn olarak çıktığımız tatilin yolculuk kısımlarını atlayarak geçersek Çandarlı'da en zorlandığım konu Arya'nın hiç yerinde duramaması ve sürekli elimden tutarak beni ordan oraya sürüklemesi oldu. Uyanır uyanmaz sokağa çıkmak, denize gitmek istedi, kolluklarını şapkası takıp kapının önünde bekledi, istediği olana dek de zırladı cadı.



Tabi ki her gün kahvaltı sonrası denize gittik ama minik cadım denize gidince de yerinde durmadı. Kısacası tüm tatili ordan oraya sürüklenerek geçirdim. Yine de Arya'nın hakkını yemeyeyim, gece gündüz düzenli uyudu (sabah 7'de kalsa da) ve yemek konusunda huysuzluk yapmadı. Arya'nin alışkın olduğu deniz simidi patlayana kadar yüzme konusunda da oldukça iyi gidiyorduk ama Arya yeni aldığımız simidi hiç sevmeyince yüzme çabalarım sekteye uğradı maalesef :(Allah'tan Kağan var da, o Arya'yı oyalarken ben de biraz yüzebildim :)





Tatilin bitimine yakın Arya kendine çok tatlı bir abla buldu, Pelin Naz :) Onunla denize girdi, oynadı, epey eğlendi. Hatta Pelin Naz sayesinde kolluklarla kendi kendine yüzmeyi bile öğrendi :) Deniz dışında Arya'nın en büyük eğlencesi evin terası oldu. Terasta dedesi ile atçılık oynadılar, hortumla birbirlerini yıkadılar, mandallardan tren yaptılar :) Bir de akşamları parkta tahterevalliye bindiler :)





Arya'nin dayı aşkı tatilde de artarak devam etti :) Kağan nereye gitse Arya da peşinden gitti. Üst kat, alt kat, teras, banyo... kuyruk gibi takıldı peşine  :) Dişlerini fırçalarken bile ayrılmadılar 😁



Çandarlı'dan 2 haftalık hasretle dönünce Evrim'le tatile son noktayı aşkla koyalım dedik ve Arya'yı babaannesine bırakıp karı-koca Büyükada'ya gittik, 2 günlük nefis bir kaçamak yaptık :)



Aslında anlatacak o kadar çok şey var ki... Ama şimdilik bu kadar yazabiliyorum. Arya yarın kreşe başlıyor, çok heyecanlıyım. Sevecek mi kreşi, kolay alışacak mı acaba? Bakalım, inşallah her şey yolunda gider.