Acemi Ama Mutlu Bir Anne

Fotoğrafım

Annelik her daim Acemilik :) Bir günü bir gününe tutmayan, neşeli, hüzünlü, iyi, kötü, ağlamaklı, kahkahalı... ama hep heyecanlı, bol bilinmezli vazgeçilmez bir macera bizimkisi :)

28 Kasım 2014 Cuma

Battaniye Aşkı :) - 18. Ay

Arya 18. ayını bitirmek üzere :) Yani artık 1,5 yaşında diyebiliriz :)

Bugün 18. ay için kontrol ve aşı günüydü. Kilosu, boyu, genel gelişimi iyi maşallah. Kabul edilen gelişim evreleriyle uyumlu büyüyor miniğim. Hatta bazı alanlarda önden gidiyor maşallah. Normal koşullarda 2-3 yaşında yapabilmesi beklenen birkaç şeyi şimdiden yapabiliyor. Mesela zıplamak :) Bu ara Arya'nın en favori eylemi zıplamak. Arabada zıplıyor, kucağımızda zıplıyor, yatağında zıplıyor; hatta zıplaya zıplaya yatağın yerini bile değiştirebiliyor :)) Büyüdükçe türlü maskaralıklar icat ediyor, haylazlaşıyor kuzum.

Arya büyüdükçe değişen huylarına her gün bir yenisi ekleniyor. Bugünlerde her şeyi yere atmak, tüm gün battaniyesini elinde ordan oraya sürüklemek, sürekli kucağımıza tırmanmaya çalışmak, elektronik aletlerin yanına oturup tüm tuşlara basmak, perde arkalarına saklanmak, gözüne kestirdiği her şeyi çiğneyip parçalamak (en son dayısının kulaklıklarını yedi galiba :), tek başına koltuğa oturup kocaman insan gibi gayet ciddi tv izlemek, kahvaltıda çatal kullanmak Arya'nın günlük hayatının parçası oldu. Çatal kullanmayı da babaannesi öğretmiş cimcimeye :)







Yukarıdaki fotolardan da anlaşılacağı üzere Arya'nın battaniye aşkı yatak sınırlarının dışına taşmış durumda :)

Laf aşktan açılmışken Arya'nın ilk öpücüğü ile devam edelim ♡♡♡ Evet bu çapkın velet kaşla göz arasında kızımızı öptü :)) Çınar'dan daha önce bahsetmiştim, Arya'yla aralarında 2 hafta var. Annesiyle arkadaş olduğumuz için minikler de kaynaşsın istiyoruz. Şimdiye kadar karşılaştıklarında pek ilgilenmiyorlardı birbirleriyle ama geçen gün birden kaynaştılar :)) O kaçtı, bu kovaladı; ay düştüler ay kalktılar derken sonunda şap diye öptü Çınar bizim kızı. Arya da boş durmadı sarıldı Çınar'a :)) 2 tane bıdık tüm gün güldürdü bizi :)




Her daim yüzümüzü güldürüp hayatımıza neşe katacak minik cadım inşallah :)





14 Kasım 2014 Cuma

Anne-Kız Pancake Keyfimiz - Sağlıklı Bebek Pancake'i

Sabahları anne-kız başbaşa kahvaltı ediyoruz Arya'yla. Her gün ekmek, peynir, reçel yemek olmuyor tabi. Arada bir keyif kahvaltıları yapıyoruz omletli kızarmış ekmekli :) Bugün de yataktan reçelli pancake hayaliyle kalktım. Arya'ya beyaz un yedirmek istemediğim için tam buğday unu almıştım. Pancake'i de tam buğday unuyla yaptım, anne-kız afiyetle yedik :)

Malzemeler:

1 yumurta
3/4 su bardağı tam buğday unu
3/4 su bardağı süt
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
1 fiske tuz
1 fiske şeker
1 çay kaşığı kabartma tozu

Hazırlanışı:

Yumurtayı 1 fiske şeker ile iyice çırpın; sütü ve zeytinyağını ekleyin. Unu, tuzu ve kabartma tozunu da ekleyip iyice çırpın. Çırpma işlemini yaparken yapışmaz tavanızı ocağa koyup ısıtın. Isınan tavaya karışımdan yarım kepçe döküp üzeri baloncuk gibi göz göz olana dek pişirin. Spatulayla çevirip diğer yüzünü de pişirin. Biraz daha büyük bıdıklar için şekilli pancakeler yapabilirsiniz. En kolay Mickey Mouse yapılıyor :)

İster reçelle, ister peynirle birlikte, bebeğiniz 3 yaşından büyükse nutella ile servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun :)


8 Kasım 2014 Cumartesi

Arya'yla Günler "Al Gülüm, Ver Gülüm" Geçip Gidiyor :)

Arya 17 aylık oldu!

Cimcime büyüdükçe haylazlaşıyor. Her istediği olsun istiyor. O isteyince kucağa alalım, o isteyince oyun oynayalım, o isteyince yemek yiyelim, o isteyince uyuyalım... Liste böyle uzayıp gidiyor. Canı ne isterse istesin anlatmanın bir yolunu buluyor. Elimden tutup çekiştiriyor sürekli. Oyuncaklarını getirip kucağıma bırakıyor. Sürekli "al" diyerek bir şeyler veriyor. Sonra da yine "al" diyerek geri istiyor. Maalesef henüz "ver" demeyi öğrenmedi :( Ah bir başlasa konuşmaya... Sürekli bıdır bıdır sesler çıkarıyor, bir şeyler anlatmaya çalışıyor kuzum. Valla onu anlamaya çalışırken kendimi tercüme cihazı gibi hissediyorum artık :))



Bu aralar uykuya direnme moduna girdi Arya. Uykusu gözünden akıyor ama "Hadi uyumaya gidelim" deyince kıyamet kopuyor. Başını iki yana sallıyor, ağlamaya başlıyor, kaçıp saklanıyor. Peki tamam az sonra gidelim diyorum, hemen susuyor. 5 dk sonra battaniyesini alıp yere yatıyor. Bu durum Arya yatağına gitmeye razı olana dek 2-3 kez tekrarlanıyor. Sonunda ikna olup yatıyor ama arada cozutup tekrar kalkmak isteyebiliyor. Özellikle perşembe gecesi bizi çok zorladı. 00.30'da hâlâ uyanıktı. Aslında 8'de yatırdım ama 21.30-22.00 gibi uyanıp ağladı. Evrim yatağından alıp salona getirdi. Arya uykulu uykulu dolandı, kendi kendine oynadı, yerlere yattı, koltuğa yattı, uykudan süründü. Sonunda sütle kandırıp yatağına yatırmayı başardık.

Eskiden gündüz 3-4 saat uyuyordu. Artık 2 saat uyursa şükrediyorum. Tüm gün oyun oynamak istiyor. Evin içinde bir o yana bir bu yana koşturuyor. Gündüz uykusu gelince salondaki koltuğa yatıp battaniyesini örtüyor üstüne, ordan televizyon izliyor. Uyumaya gidelim deyince yine kalkıp oynamaya devam ediyor. Ama öyle ya da böyle her gün az da olsa öğle uykusu uyumasını sağlıyorum.



Üzülerek fark ediyorum ki Arya büyüdükçe inatçılığı da artıyor. Tattığı ya da kokusunu aldığı bir şeyi ilk anda sevmezse bir daha ağzını asla açmıyor. Ispanak, kereviz, patates, balık yemiyor. Eskiden çoğunu yoğurtla karıştırınca yiyordu artık anlıyor ve yemiyor. Bir de artık her şeyi kendisi yemek istiyor. Koy önüne makarnayı, köfteyi, bisküviyi tek tek yiyor. Yani parmak yiyecek devrindeyiz :) Köfte, ekmek, dilimlenmiş elma, taneleri ayıklanmış üzüm, küp küp doğranmış peynir, ekmek, simit, julyen kesilmiş havuç, salatalık, az şekerli ev keki/kurabiyesi veriyorum eline, kendi kendine kemiriyor ucundan ucundan :) Çikolata vb. tatlılar yasak alerji olduğu için. Dışarıdan aldığım tek abur cubur çubuk ve balık kraker; onları da mecbur kalmadıkça vermiyorum. Ama özellikle balık kraker dışarda kurtarıcımız oluyor, otobüste falan Arya sıkılınca veriyorum eline bir paket balık kraker gideceğimiz yere kadar oyalanıyor bıdık :)

Her çocuk gibi Arya'da sokağa çıkmaya, gezmeye, parka gitmeye bayılıyor. Biz de her fırsatta ailece çıkıyoruz dışarı. Artık pek araba almıyoruz yanımıza. Arya elimizden tutup yürümeye bayılıyor. Öyle neşeli geziniyor ki o yorulana dek yürüyoruz :)


Günler geçip gidiyor. 1 ay sonra Arya tam 1,5 yaşında olacak. Artık minik bir bebek değil. Yavaş yavaş "çocukluk" aşamasına geçiyor. Bu aralar Arya'dan beklentilerimizin en büyüğü konuşması. Evdeki herkesin Arya'nın konuşmasıyla ilgili hayalleri var. Ben en çok "Annecim seni seviyoyum" diyerek boynuma sarılacağı anı bekliyorum :) Gerçi şimdi de "anneh" yada "anni" diyerek sarılıyor tatlı kızım :) Arya uyandı, odasından sesi geliyor. Bu günlük bu kadar blog yeter, artık Arya zamanı :)